Antalya Haberlerleri – Antalya haber – Havadis07

Antalya’da Olgunlaşma Enstitüleri konferansı

milli eğitim bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, olgunlaşma enstitülerinin eğitim faaliyeti yapmakla beraber 1800’lü yıllarla başlayan ve cumhuriyetle modernizasyondan geçmiş, kız çocukları için mesleki eğitimin ötesinde birer hanımefendi şeklinde yetişmelerini merkeze koyan kurumlar olduğunu söyledi.

Antalya’da Olgunlaşma Enstitüleri konferansı
20 Aralık 2017 - 15:04
banner

Antalya’nın Serik ilçesinde ’Gelenekten Geleceğe Olgunlaşma Enstitüleri’ konferansı düzenlendi.

Millî Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanlığı tarafından yürütülen Olgunlaşma Enstitüleri Projesi kapsamında Olgunlaşma Enstitülerinin Türk geleneksel el sanatlarının yaşatılmasına katkılarının ele alındığı “Gelenekten Geleceğe Olgunlaşma Enstitüleri” konferansı Serik ilçesi Belek Turizm bölgesinde düzenlendi. Konferans, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı olarak faaliyet gösteren Olgunlaşma Enstitülerinin, daha etkin ve verimli kurumlar haline dönüştürülmesi, insan kaynakları kapasitelerinin arttırılması hedefiyle düzenlendi. Konunun uzmanı akademisyenler 7 başlık altında sunumlar gerçekleştirdi. Konferansa Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Sedat Abdulhakimoğulları ile Sosyal, Kültürel Eğitimler ve Faaliyetler Daire Başkanı Ahmet Vefa Güler ile Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü personeli ile 19 ilde bulunan 20 Olgunlaşma Enstitüsünün yönetici ve öğretmenleri katıldı.

Demirci: “Olgunlaşma Enstitüleri 1800’ler ve cumhuriyetten bu yana önemli bir dönüşüm yaşamış kurumlar”

Milli Eğitim Bakanı Müsteşar Yardımcısı Ercan Demirci ise “Bu çalışma HBÖGM özelinde bakanlığımız ve tüm toplumumuz açısından kıymetli olan Olgunlaşma Enstitüleri için verimli sonuçlar doğuracak, elde edilen raporlar doğrultusunda kurumların daha nitelikli hale gelmesini sağlayacaktır. Olgunlaşma Enstitüleri hassaten bir eğitim faaliyeti yapmakla beraber 1800’lerden bu yana özellikle cumhuriyetten bu yana önemli bir dönüşüm yaşamış kurumlar. Olgunlaşma Enstitüleri kızlar için sadece eğitim vermek değil onları evrensel bir insan olarak yetiştirmeyi amaçlar. Sayı olarak fazlalaşmayı çok düşünmüyoruz ama niteliksel anlamda bir dönüşümü benimsiyoruz. Akademisyen hocalarımızın, çırak-kalfa-usta ilişkisine ilişkin düşüncelerini bekliyor ve bunu uygulamaya geçirmeyi istiyoruz” diye konuştu.

Yüzyılların birikimi olan kültürel ve sanatsal mirası kayıt altına almak gerektiğine işaret eden Demirci, “Bu sadece Milli Eğitim Bakanlığının misyonu değildir. Kültür Bakanlığı ve diğer kurumların da, sivil teşekküllerin de misyonudur. Sonuca en çok muhtaç olan kurum, bu kurumun içerisindeki çocuklar, öğrencilerimiz ve öğretmenlerdir. Olgunlaşma enstitülerinin hocaları öğrencileriyle beraber köy köy geziyorlar, var olan birikimi kayıt altına alıp bir şekilde arşivliyorlar. Müzeci edası ile üzerine titriyorlar. Bu hassasiyeti kurumsallaştırmalıyız. Bunu asli işerimizin merkezine koymalıyız. Çünkü geleceğimiz açısından çok önemli. Çocuklarımızın kimliği, karakteri açısından çok önemli.”

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürü Mehmet Nezir Gül ise “Biz inanıyoruz ki geçmişi olmayanın geleceği olmayacağı gibi geçmişten devraldığımız güzel mirası gelecek kuşaklara sağlıklı bir biçimde aktarılamadığı halde ciddi bir sorunla karşı karşıya kalacağımız mukadderdir. İyi bir planlama ve çok güzel çalışma ve etkinlikler aracılığıyla aklımızı zekamızı potansiyelimizi kullanarak geçmiş birikimlerimizi gelecek kuşaklara aktarmalı ve geleceğe umutla bakmalıyız İstikbalin köklerde olduğuna inanıyoruz kesinlikle. Köklerinden kopuk bir toplumun dünya üzerinde çok da söz sahibi olamayacağı bir gerçektir” diye konuştu.

Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü Sosyal Ortaklar ve Projeler Daire Başkanı Sedat Abdulhakimoğulları de, “Gelenek, kültürün geçmişini geleceğe bağlayan can damarıdır. Geleneksiz bilim, sanat, dil ve toplum hayatı olamaz. Çünkü gelenek geçmişten süzülerek gelip, yüzyılların birikimini bugüne taşır. Bu özelliği ile sabit bir kalıp değil, kültürün hayata göre değişmesinin bağlı olduğu köktür. Dolayısıyla geleceğin kültürü, bugünün geleneğinde gizlidir. Geleceğin inşasında kullanılacak yapı taşları burada birikir. Bu bakımdan, nesilden nesile “Gelenek aktarımı” söz konusu olduğunda şüphesiz, ilki 1945’te kurulan Olgunlaşma Enstitülerinin önemi büyüktür” dedi.

Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Yüksel Arslan ise “Olgunlaşma enstitüleri sayıları kısıtlı. İlimizde böyle bir kurum olmasından fevkalade memnunum. Çalışmalarına yakından tanığız. Bu çalışmaların kademe kademe yükseleceğine inancım tam.”

GÜNLÜK HABER AKIŞI
Volanlı Elbise Modası
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Topraksız Tarım
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Kot Ceket
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Kemik Fermuar
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Kadın Şişme Yelek
GÜNLÜK HABER AKIŞI
Boyama Kalemleri

www.havadis07.com © 2021 Tüm Hakları saklıdır.Yayınlanan haberlerin telif hakkı ajanslara aittirantalya haberSponsorlar: -instagram takipci satin al - Antalya böcek ilaçlama -Online Psikolog - protein tozu - gerçek takipçi al - antalya duvar kağıdı - duvar kağıdı - Türk Takipçiikinci el telefon” target=

ikinci el telefon -Online Psikolog -protein tozu - Antalya böcek ilaçlama - instagram takipci satin al -